ileriesma

Esma'ül Hüsna Okumaları
İleri Seviye


Başlangıç seviyesindeki Esma Hüsna Okumalarından sonra, Kur’an ayetleri ve hadis-i şerifler bağlamında Esma’ül Hüsnaların tefekkür, tezekkür ve tedebbür edildiği programımız, Hocamız Büşra Taşcıoğulları’nın anlatımıyla gerçekleşmektedir.

بسم الله الرحمن الرحيم

Kuranı kerimde 114 defa tekrar eden bu iki Esma bize ne anlatır?
Ayet sonlarında zikredilen Esmaların ayeti kerime ile bağı nedir?
Ayetlerde geçen Esmaların izah edildiği hadis-i şerifler hangileridir?
Aynı Esmanın farklı Esmalarla gelmesindeki hikmet nedir?
Fiili Esmalarla sıfat Esmaların aynı ayette olması ile Allah bize ne anlatmaktadır?
Marife ve nekra gelen Esmalar bize ne anlatır?
Esmaların sure bağlamındaki mesajı nedir?
Hangi Esma kaç ayette geçmektedir?
Tekrarlanan Esmalar bize ne anlatır?

6. Hafta | 26.11.2021

İzzet Gayrete Bağlıdır

Allahu Teala Zümer suresi 1. ayet-i kerimede şöyle buyuruyor, تَنْزٖيلُ الْكِتَابِ مِنَ اللّٰهِ الْعَزٖيزِ الْحَكٖيمِ “Kitab’ın indirilmesi mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah tarafındandır.”. El-Aziz ismi Kur’an-ı Kerim’de 99 yerde geçmektedir. Bunlardan 88 tanesi Allah’ın sıfatı olarak kullanılırken, geriye kalan 11 tanesi ise sadece isim olarak kullanılmıştır.

El-Aziz; izzetin kaynağı olması hasabiyle izzet verendir. İzzet insandan gayret ister. Gayrete bağlı olmayan ve asla yok olmayacak olan izzet, el-Aziz olana mahsustur. İzzet, insanın nefsini yani kendi mahiyetini tanıması, haddini bilmesidir. Haddimizi nasıl bileceğiz?

Allah’ın izzetli dediği kullardan olmak istemez misiniz?

Bütün her şey ahirette izzetli olanlardan olmak için değil mi?

Haddimizi Kur’an ve Sünnet ile bileceğiz. İzzeti imanla ve Allah’a olan ubudiyetimizle kazanacağız. İzzetsiz bir ilim, ilimsiz bir izzet olmaz. İlim olmadan bir şey bilinemez. Bilinemeyen bir şey sevilemez. Sevilemeyen bir şeye itaat ise kulluk değil ancak kölelik olur. Bizler Allah’ın kölesi değil abdleriyiz. Abd olmak ise ancak ilimle olur. Bundan dolayı kulları içinde Allah’tan en çok korkan âlimlerdir. Kurtuluşa erenler ise, ilmi ile amel eden ihlaslılardır.

Büşra Taşcıoğulları – Esma’ül Hüsna Okumaları

5. Hafta | 12.11.2021

Ya Müheymin!

Sen Allah’a ne kadar iman ediyorsan, Allah senin için o kadar Müheymin’dir. Müheymin olan Allah’ı anlamak istiyorsak; iman etmeliyiz, teslim olmalıyız ve şükretmeliyiz.

İman, şükürle beraber olunca iman olur. Önce bizim imanımızı kemale erdirme yolunda bir adım atmamız lazım.

Bu kemalât nasıl bir kemalât? Allah’a güvenme konusunda bir kemalât.

Allah’a inanacağız ki, Müheymin olan Allah’a ulaşalım.

İman eden Mü’min, Müheymin olan Allah’ı anlamak için kalbini diri tutmak zorundadır. Allahu Teala Enfal suresi 24. ayet-i kerimede şöyle buyurmaktadır, يَٓا اَيُّهَا الَّذٖينَ اٰمَنُوا اسْتَجٖيبُوا لِلّٰهِ وَلِلرَّسُولِ اِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيٖيكُمْۚ وَاعْلَمُٓوا اَنَّ اللّٰهَ يَحُولُ بَيْنَ الْمَرْءِ وَقَلْبِهٖ وَاَنَّـهُٓ اِلَيْهِ تُحْشَرُونَ “Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah’ın ve Resûlü’nün çağrısına uyun ve bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer. Yine bilin ki, O’nun huzurunda toplanacaksınız.”. Kalplerimizi diri tutmak istiyorsak, Allah ve Rasulü’nden (s.a.v) gelen her çağrıya سَمِعْنَا وَأَطَعْنَا “İşittik ve itaat ettik.” diyebilmeliyiz. 

Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle dua etmiştir, يا مُقلبَ القُلوبِ ثَبِّتْ قلْبي علَى دِينِكَ  “Ey kalpleri çeviren Allah’ım! Kalbimi dinin üzere sabit kıl!” (Tirmizi, Kader 7). Rasulullah (s.a.v) dualarını ümmeti adına ediyor… Biz de bu duayı ederek, irademizle Allah’a yönelip acz ile O’na sığınmalıyız.

İbadetlerimizin, ubudiyete; ubudiyetlerimizin, ubudeye ulaşması için önce ibadetlerimizi lezzetlendirelim. Lezzetlendirelim ki; Müheymin olan Allah ibadetlerimizi, ubudiyete; ubudiyetlerimizi, ubudeye ulaştırsın.

Büşra Taşcıoğuları – Esma’ül Hüsna Okumaları


4. Hafta | 05.11.2021

Mü’min Olmak

Allahu Teala Hadid suresi 19. ayet-i kerimede şöyle buyuruyor, وَالَّذٖينَ اٰمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِـهٖٓ اُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الصِّدّٖيقُونَ “Allah’a ve Peygamberlerine iman edenler var ya, işte onlar sıddıklardır.”.

Allah’tan gelen emirleri tasdik etmek için el-Mü’min ismine ihtiyacımız var. Mü’min esmasını idrak edenler için Allah sıddık sıfatını vermiş. Peki, Sıddıklar kimlerdir? Sıddıklardan olabilmek için sıddıkiyeti anlamak lazım. Sıddıkiyetin ilk şartı nedir? 

Müslüman olmadan, Mü’min olunmuyor. Önce Allah’a teslim olmalıyız. Mü’minun suresinin ilk on ayeti hayatımızda var ise, biz يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا ayetlerindeki iman edenlerden olmuşuz demektir.

Var mısınız; iman edenlerden olmaya? Allah ve Rasulullah (s.a.v) ile bağ kurarak, Allahu Teala’nın velisi olduklarından olmaya?

Büşra Taşcıoğulları – Esma’ül Hüsna Okumalar

3. Hafta | 29.10.2021

Selam

Allahu Teala Yunus suresi 25. ayet-i kerimede şöyle buyurmaktadır, وَاللّٰهُ يَدْعُٓوا اِلٰى دَارِ السَّلَامِؕ وَيَهْدٖي مَنْ يَشَٓاءُ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقٖيمٍ “Allah, esenlik yurduna çağırır ve dilediğini doğru yola iletir.”.

Selam, insanlarla melekler arasında manevi bir rabıta kuran, aynı zamanda duaya vesile olan mühim bir unsurdur. Sözlükte selam (selamet), bedeni ve ruhi hastalık, eksiklik ve kusurdan uzak olmak anlamındadır. Allah’a nispet edildiğinde “her türlü eksiklik, acz ve kusurdan, yaratılmışlara özgü değişikliklerden ve yok oluştan münezzeh olan, selametin kaynağı olup esenlik veren” şeklinde açıklanır. (Ragıb el-İsfahani, el-Müfredat)

Selametin zıddında nankörlük vardır. İnsan, nankörlük ettikçe selametten uzaklaşır. Yüreğimizi ateşe çeviren her ne var ise, ondan bizi selamete çıkaracak olan Allah’a iman etmeliyiz.

Allahu Teala bizleri Dârü’s-Selâm’a davet ediyor. Dârü’s-Selâm’a çıkmanın anahtarı; şükür, hamd ve selamdır.

Peki, bu anahtarlarla birlikte bizlerin sorumluluğu nelerdir?

Allah, mü’min kullarına nasıl selam etmiştir?

Dünyadaki selam ile ahiretteki selam arasındaki fark nedir?

İlk selamı kim vermiştir?

Selam ile nasıl dua ederiz?

Melekler cennet ehlini hangi söz ile karşılayacak?

Neyin karşılığında bizlere selam verilecek?

Haydi! Şükür, hamd ve selam ile Dârü’s-Selâm’da buluşalım…

Büşra Taşcıoğulları – Esma’ül Hüsna Okumalar


2. Hafta | 22.10.2021

Ya Kuddüs!

Ra’d suresi 11. ayet-i kerimede şöyle buyruluyor, لَهُ مُعَقِّبَاتٌ مِنْ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهٖ يَحْفَظُونَهُ مِنْ اَمْرِ اللّٰهِؕ اِنَّ اللّٰهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتّٰى يُغَيِّرُوا مَا بِاَنْفُسِهِمْؕ وَاِذَٓا اَرَادَ اللّٰهُ بِقَوْمٍ سُٓوءاً فَلَا مَرَدَّ لَهُۚ وَمَا لَهُمْ مِنْ دُونِهٖ مِنْ وَالٍ “İnsanı önünden ve ardından takip eden melekler vardır. Allah’ın emriyle onu korurlar. Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah, bir kavme kötülük diledi mi, artık o geri çevrilemez. Onlar için Allah’tan başka hiçbir yardımcı da yoktur.”

Değişmek istiyor muyuz?

Değişmek istiyorsak, sadece istememiz yeterli değil. “Değişmek istiyorum.” dedikten sonra, bir güce ihtiyacımız var. Bizi değiştirecek bir güce…

Gücün merkezi kalptir. Güç kalpten çıkan bir ameldir. Kalbin üzerinde Allah’tan başka hiç kimsenin otoritesi yoktur. İrade ve motivasyon zayıflığı, kalbin canlılığının azalmasından kaynaklıdır.

Peki!

Kalbimizi nasıl güçlendireceğiz?

Kalplerimizi güçlendirirken, irademizi nasıl kontrol edeceğiz?

Düşüncelerimizin, kalbimize ve irademize etkisi nedir?

Kalbimizden haberdar mıyız?

Onunla bir bağımız var mı?

Oradaki hazinenin anahtarı nerede?

O anahtara nasıl ulaşacağız?

Allah, kulunun Rabbini bilerek aydınlandığını görmek ister. Allah’ın Kuddüs olduğunu idrak edersek, mükemmelliyetçilik hastalığından kurtuluruz. Kuddüs olanı idrak edecek olan ruhtur. Ruh ise emir ile idrak eder.

Bizim, kalbimizin varlığını hissetmeye ve onunla bağ kurmaya ihtiyacımız var. Çünkü hazine orada. Allah, orada… Allah’a giden yolda Kuddüs esmasının talimleri, bizlere; güç, kuvvet, aşk, coşku, hayret,… olsun. Bu talimlere başlamaya var mısınız?

Büşra Taşcıoğulları – Esma’ül Hüsna Okumaları

1. Hafta | 15.10.2021

İnsan nedir, ne değildir?

İnsan Rabbinin fiillerini bilmek istiyorsa, önce kendi fiillerini bilmelidir.

Köle miyiz, efendi mi?

Neyi, ne kadar düşünüyoruz?

Duygularımızı kontrol edebiliyor muyuz?

Buluğ çağını yaşadık mı yoksa orada takılı mı kaldık?

من عرف نفسه فقد عرف ربه

“Nefsinin arifi olan, Rabbi’nin de arifidir.”

Nasıl iman sadece inanmak değilse, irfan da sadece bilmek hatta tanımak değildir. Kendini bilmek, haddini bilmektir.

Müslüman vakar ile kibir arasındaki farkı çok iyi bilmelidir.

Peki! Vakar nedir, kibir nedir?

İnsan nasıl vakar sahibi olabilir?

Vakarlı Müslümanın, mülkün sahibi, Melik olan Allah’ın karşısındaki duruşu nedir?

Allahu Teala hikmetini bilenleri izzetiyle şereflendirir, kuddüsiyetiyle temizler, mülkünde onların Melik’i olur. Bunu kendisini tesbih etmemiz şartıyla yapar.

Allah’ı nasıl tesbih ederiz?

Tesbih ile tesbihat arasındaki fark nedir?

Tesbihi anlamadan, Melik olanı anlamamız mümkün müdür?

Kainatta Allah’ı tesbih edenleri anlayabilir miyiz?

Büşra Taşcıoğulları – Esma’ül Hüsna Okumaları


© İftah İlim ve Kültür Derneği, 2021 Tüm Hakları Saklıdır