Üsküdar Temsilciliği Açılış Konuşmaları – Büşra Taşcıoğulları

“Deryada damla olmak isteyenler…”

“Tam 30 yıl önce ‘Allahümme ya müfettihal ebvâb, iftah lenâ hayral bab! Ey kapıları açan Allah’ım! Bize hayır kapılarını aç…’ diyerek bir yolculuğa çıkmak nasip oldu. Ve elhamdülillah 30 yıl boyunca Rabbim beni hiç mahcup ve mahzun etmedi. Bu güne kadar milyonlarca insanla tanışmayı, Allah ve Rasulûnun aşkını onlara taşımayı bana lütfetti. Beş yıl önce İftah’ı kurmak nasip oldu. Gönüllerini Allah’la buluşturmak isteyenler, Hakikat deryasında Hakkı ve hakikati bulmak isteyenler, deryada damla olmak isteyenler bizimle buluşsun ve Rabbim bize onlara hizmet etmeyi, en güzel şekilde mihmandarlık yapmayı nasip etsin diye bu yolculuğa çıktık. Ama sonra bu da yetmedi bize. Çünkü Hz. Ali (kv)’nin bir sözü vardı, ‘neslinizi çağının gereklerine göre yetiştirin.’ İlim ve bilim duanın içinde mahfuzdur. O yüzden gençlere, ‘Allah’ı bulmak istiyorsanız ‘ne için’, bilime ulaşmak istiyorsanız ‘neden’ sorularını sormayı öğretmelisiniz.

Zekâ hürriyeti, akıl ittibayı sever…

Biz burayı inşallah İftah Darül Maarif olsun istiyoruz. Yani İrfan Merkezi olsun. İnşallah Kur’an ve Sünnetin, İlim ve bilimin birleştiği bir neslin yetişeceği merkez olsun. Ve dua ediyoruz ki; ‘Rabbim gönüllerimizi mişkât eyle. Yani senin nurunun kandili eyle. O kandile Rasulullah SAV’i fanus eyle. Ve biliyoruz ki o kandilin içerisindeki yağ bizatihi vahyin kendisidir. Fitili Hz. Muhammed SAV’dir. Ve bizim gençlere öğretmek istediğimiz şöyle bir hakikat var; o fitilin yanması için, müennes ve müzekker bir kıvılcıma ihtiyaç vardır. O kıvılcım ise Allah’ın bize verdiği zekâdır. Bu gün toplumda yeniden hayata geçirmemiz gereken bir şey var ki; zekâ ile aklın arasındaki farkındalığı ortaya çıkarmak. Zekâ keşif, akıl ise intibak içindir. Zekâ hürriyeti sever, akıl ise ittibayı sever ve buna meftundur. İftahlılar olarak diyoruz ki ‘Ya Rabbi senin kandilinde kıvılcımı zekâmızla yakmayı, sonra ona akıl denilen fanusu geçirmeyi, narı nura döndürmeyi bize nasip eyle.’ Çünkü eğer fanusu takmazsanız o kıvılcım ya her yeri yakar kül eder, ya da küçük bir rüzgârda sönüverir. Ama akıl fanusunu geçirebilirseniz, ne rüzgârdan etkilenir, ne de her hangi bir şer odak ve nefsani hareket ona zarar verebilir. Bu yüzden genç nesle zekâ ile aklı birleştirecek eğitimler vermek için ve bütün hakikatin Kur’an ve Sünnetin içinde olduğunu öğretmek için Rabbimize bizlere böyle bir mekân lütfetmesi için yalvardık. Hamdolsun dualarımızı kabul buyurdu ve sultanlar diyarı Üsküdar’da İftah Darul Maarif’i açtık. Kıymetli Başkanımıza teşekkür ediyoruz, Rabbim lütfetti ve bizlere burayı tahsis etti. Teşrifatı için de üç gönül dostu kardeşimiz bizlere destek oldu. İsimlerinin dahi söylenmesini istemeyen bu mütevazı kardeşlerimizin hepsinden Allah razı olsun. Gelecek günlerde, gelecek nesillere Kur’an’ın nurunu taşırken sizler bizlere yardım ettiniz, Rabbim de sizlere yardım etsin ve yolunuzu açık etsin inşallah.”