Tasavvuf Atölyesi | 7 Şubat 2014

YA KABİZU

Ya Kabızû kabz eden, can alan manasına gelmekle birlikte, kullarına kudreti ve
iradesi ile muamele ederek onları maddi-manevi daraltan manasındadır. Kabz ismi, Kur’an’da isim olarak zikredilmemekle birlikte, Allah’ın kabz etmesi olarak zikredilir.
Bizim herşeyden önce yönümüzü tespit etmemiz gerekir. Eğer Allah’a dost olmak istiyorsak kalbimiz bir yön tespit edip o yöne dönmek zorundadır. Burada esas mesele pusulanın her gittiği yöne doğru yön belirlememesidir! Pusulanın ayarını başka şeye doğru ayarlarsak ruhumuz sıkılır, içimiz daralır. Buna kabz anı denir. Kabz hiçbir zaman bitmez! Perdelerin kalkmaması daha iyidir çünkü o vakit daha çok yakınlık söz konusudur.
Varsayalım ki yanlış bir şey yaptık ve ardından darlık hissettik. Anlayacağız ki Allah pusulamızı ayarlıyor. Peki Allah pusulayı ayarlıyor diyelim. Kişinin pusulası bozuksa pusula sürekli döner. Bu durumun bizdeki yansıması hiç bir yerde mutlu olmamamız, yerimize sığmamamız şeklindedir. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığımızda yapmamız gerekenler şunlardır:
-pusulanın bozuk olduğuna tastamam inanmak,
-kalbin pusulasını düzeltene sabretmek,
-kabz anlarının rahmet olduğunu bilmek.
Pusulamızın yönün doğru olup olmadığını ise kendimiz kontrol edeceğiz. Gündüz pusula doğru yönü gösterdiğinde gece rüyalar gündüzün izdüşümü olarak seyreder. Çünkü doğru pusula gece de doğru yönü gösterir ve kişi farkında olmasa da Allah onu besler.

Etiketler: ,

No Comments

Leave a Reply