Tasavvuf Atölyesi | 31 Ocak 2014

YA BEDİU – YA REŞİDU

Bedîû, eşyayı bir örneği olmaksızın yaratan demektir. Reşîdû ise doğru noktaya
ulaştıran demektir.

Reşîd esmasından yola çıkarak Allah Teâla’dan yardım istediğimizi varsayalım. Allah gözümüzü açıp da “bakmamızı” sağladığında şu beş şey doğru yerde olduğumuzun kanıtıdır:
1. Bulunduğumuz yerde kalbimiz sükût buluyor mu?
2. Dünya dertleri gözümüzde küçülüyor mu?
3. Allah ile muhatap olduğumuzu hissediyor muyuz konuşmalar esnasında?
4. Allah ile bağ oluşuyor mu?
5. Kelime-i tevhidi idrak edip günahlarımızı farkediyor muyuz?
İşte o zaman bulunduğumuz yere sımsıkı yapışmamız gerekir. Bundan sonrası ise Bedîû esması ile yola devam etmektir. Zira yoldaki engelleri aşmak için bu esmaya ihtiyaç vardır.
Hz. Süleyman kimsenin sahip olmadığı şeylere sahip olmak istemiş. Çok yüksek
mertebeden şeylere talip olunur mu? Eğer içinde varlığımızdan eser varsa bu
mertebenin bir manası yoktur. Esas mesele “ben”i ortadan kaldırmaktır. Çünkü birken biz, bizken biriz aslında. Dolayısıyla kişinin çıkabileceği en üst makam, yaradılışının gayesi olan Allah’ı tanımak olmalıdır.

No Comments

Leave a Reply