Tasavvuf Atölyesi | 24 Ocak 2014

YA VARİSU

Her şeyin nihai sahibi olan. Kişi kendisini alemlere rahmet olan Hz. peygamberin sünnetine bilniyet, bilkasd ve bilfiil muvaffak kılması için bu isme ihtiyacını hisseder.
“Âlimler peygamberlerin varisleridir.” (Hadis)
Meryem sûresinde varislerin vasıflarından bahsedilmektedir. Ardından kullar
içerisinden takva sahibi olanların varis kılınacağı cennetin Adn Cenneti
olduğundan bahsedilmektedir ki Adn Cenneti’nde boş bir söz işitilmez, ancak
selam işitilir ve orada sabah akşam kişinin kendine ait rızıkları vardır. (19: 50-63)

Bizim görevimiz dünyada vârisin karşısında miras hükmüne geçmeyi
başarabilmek, yani Allah’ın tenezzül edeceği bir miras olabilmektir.
Hemen miras olunmaz! İzlenmesi gereken yolların başında peygamber
efendimiz gibi kendi inimize çekilmek vardır.
Bakara sûresinin son iki ayetinde peygamberin ve mü’minlerin Rabbinden
kendisine indirilene, Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman
ettiği buyurulmaktadır. Bunu yaparken de “işittik ve itaat ettik! Rabbimiz!
Mağfiretini dileriz; dönüşümüz ancak sanadır!”, dediler. Yani bir an olsun
şaşmadılar, kaymadılar, Allah Teâla’ya miras olabilmek için yaşadılar.
Peygamber efendimiz de âlem-i ervahta “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?”
sorusuna şaşmadan kaymadan cevap verdiğinden Hz. İsmail’in soyundan
gelmektedir. Zira Hz. İsmail kurban edileceğini öğrendiğinde ne bir an şaştı ne
de tereddüt etti. Buradan miras olmanın nesillerimizi etkilediği sonucuna
varıyoruz.

Etiketler: ,

No Comments

Leave a Reply