Tasavvuf Atölyesi | 21 Mart 2014

YA KAHHARU Kahhâr,….. Bu isme Allah’ın yardım ve desteğini almak için ihtiyaç duyulur. Kur’an-ı Kerîm’de altı yerde geçmektedir ve El-Vahid ismiyle birlikte zikredilir. Kul, nefsinin arzuları ve düşmanlarının kendisini kuşatması karşısında kendisini korumak zorundadır. Böyle bir durumda olan kimse bu ismin gerekleri doğrultusunda dahili ve harici düşmanlara karşı koyma ve üstünlük gücü kazanır. Kul böyle […]

Tasavvuf Atölyesi | 14 Mart 2014

YA CEBBARU Cebbâr, iradesini ve azametini gösteren demektir. Kulun iç ve dış (zahirî ve batınî) bütün organları ve duyularının kendi isteği doğrultusunda hareket ederek, iradesinin taaluk ettiği bütün alanlarda O’na boyun eğmesi amacıyla bu isme ihtiyaç duyar. Cebbâr esması “himmet” ile gerçekleşir. Dolayısıyla “esfele safilîn” de olan kul Cebbâr esmasını idrak edemez. Fakat namazda arş-ı […]

Tasavvuf Atölyesi | 7 Mart 2014

GEYLANİ OKUMALARI FÜTUHU’L GAYB (19. SOHBET) “Allah’ın kendisinden râzı olduğu kişi şöyle buyurdu: İmân ve yakînin zayıf olduğu bir zamanda bir vaadde bulunursan, vaadine bağlı kal. Ondan vazgeçme ki imanın kaybolmasın ve yakînin seni terk etmesin. Kalbinde bu vefâ duygusu kuvvetlenip iyice yer ettiğinde Allah Teâlâ’nın şu sözüne muhâtab olursun: “Bugün katımızda güvenilir ve emîn […]

Tasavvuf Atölyesi | 28 Şubat 2014

YA MUGİTU – YA CELİLU Mugît, gıda veren, bakıp koruyan demektir. Rezzak esmasından hususiyet yönünde farklanır. Zira Rezzak esması “kanunlar” sınıfına girer, yani herkese mahsustur. Oysa Mugît esması “namuslar” sınıfına girer ki bu sınıf bilene mahsustur, şahsı ilgilendirir. Mugît kuvvet verir. Bu özel bir rızık olup bünyeyi güçlendirir. Ancak yukarıda belirtildiği gibi bu rızık Rezzak […]

Tasavvuf Atölyesi | 7 Şubat 2014

YA KABİZU Ya Kabızû kabz eden, can alan manasına gelmekle birlikte, kullarına kudreti ve iradesi ile muamele ederek onları maddi-manevi daraltan manasındadır. Kabz ismi, Kur’an’da isim olarak zikredilmemekle birlikte, Allah’ın kabz etmesi olarak zikredilir. Bizim herşeyden önce yönümüzü tespit etmemiz gerekir. Eğer Allah’a dost olmak istiyorsak kalbimiz bir yön tespit edip o yöne dönmek zorundadır. […]

Tasavvuf Atölyesi | 31 Ocak 2014

YA BEDİU – YA REŞİDU Bedîû, eşyayı bir örneği olmaksızın yaratan demektir. Reşîdû ise doğru noktaya ulaştıran demektir. Reşîd esmasından yola çıkarak Allah Teâla’dan yardım istediğimizi varsayalım. Allah gözümüzü açıp da “bakmamızı” sağladığında şu beş şey doğru yerde olduğumuzun kanıtıdır: 1. Bulunduğumuz yerde kalbimiz sükût buluyor mu? 2. Dünya dertleri gözümüzde küçülüyor mu? 3. Allah […]

Tasavvuf Atölyesi | 24 Ocak 2014

YA VARİSU Her şeyin nihai sahibi olan. Kişi kendisini alemlere rahmet olan Hz. peygamberin sünnetine bilniyet, bilkasd ve bilfiil muvaffak kılması için bu isme ihtiyacını hisseder. “Âlimler peygamberlerin varisleridir.” (Hadis) Meryem sûresinde varislerin vasıflarından bahsedilmektedir. Ardından kullar içerisinden takva sahibi olanların varis kılınacağı cennetin Adn Cenneti olduğundan bahsedilmektedir ki Adn Cenneti’nde boş bir söz işitilmez, […]